28 Mayıs 2026 tarihinde Bloomberg kaynaklı olarak yayımlanan habere göre, yerel bir sendikanın yaptığı araştırma sonucunda İzlanda, uzun bir aradan sonra yeniden dünyanın en pahalı ülkesi unvanını kazandı. Bu sonuç, yıllardır zirvede yer alan İsviçre’yi geride bıraktığını gösteriyor. İzlanda kamu çalışanları sendikası Viska’da ekonomist olarak görev yapan Vilhjalmur Hilmarsson, Eurostat ve İzlanda Merkez Bankası verilerine dayanarak, “ateş ve buz ülkesi” olarak bilinen İzlanda’daki fiyat seviyesinin İsviçre’den yaklaşık üç puan daha yüksek olduğunu belirtti. İzlanda, en son 2018 yılında İsviçre’nin fiyat seviyesini geride bırakmıştı.
Pandemi sonrası dönemde, küçük bir Atlantik ekonomisi olan İzlanda’nın dalgalı yapısı dikkat çekiyor. Özellikle turizmin hızlı toparlanması, ekonomik büyümeyi ve fiyat artışlarını etkileyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Merkez bankası, bu enflasyonist baskıları kontrol altına almaya çalışmakta. Hilmarsson, bu duruma dair şu yorumda bulundu: “Turizm, hizmet sektöründeki enflasyonun ana itici güçlerinden biridir. Turizmden kaynaklanan talep baskısı, ücret artışına yol açmıştır. Ayrıca, turizmden doğrudan etkilenen konut sektörünün durumu da önemli. Örneğin, turistler Airbnb üzerinden yerel halkla konut konusunda rekabet ediyor.”
Eurostat’ın 2024 yılına ait en güncel verilere göre, satın alma gücü paritesine dayanan karşılaştırmalarda İsviçre’deki fiyat seviyesinin hâlâ İzlanda’nın 7 puan üzerinde olduğu görülmekte. Bu durum, farklı ölçüm yöntemlerinin ülkeler arasındaki fiyat karşılaştırmalarındaki etkisini ortaya koyuyor.
Ulusal turizm kurulu tarafından gerçekleştirilen anketler, yükselen fiyatların turist davranışlarını etkilemeye başlamış olabileceğini ve talepte bir yavaşlama yaşandığını gösteriyor.
Hilmarsson, İzlanda ekonomisinin yapısal risklerine de değinerek, “Uzun vadede İzlanda, imalat sektörlerini geliştirmiyor. Sürekli enflasyon baskısı yaratacak emek yoğun sektörlere aşırı bağımlıyız. Daha fazla alanı geliştirmemiz gerekiyor,” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.