İran’ın dağın altındaki nükleer tesisi ABD’nin hedefinde: ‘Kazma Dağı’nda ne var?

Faefa16d 1bac 46df 81e2 a1258c8b64f3

ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı üzerinden karşılıklı saldırılar sürerken, ABD Başkanı Donald Trump’tan İran’ın yerin derinliklerinde inşa ettiği nükleer bağlantılı tesise yönelik yeni bir tehdit geldi.

İran’da Kuh-e Kolang Gaz La olarak bilinen ve uluslararası kamuoyunda “Pickaxe Mountain” yani “Kazma Dağı” adıyla anılan tesis, Natanz uranyum zenginleştirme merkezinin güneyinde bulunuyor.

Trump, Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te gazetecilere yaptığı açıklamada, İran’ın santrifüjleri söz konusu yeraltı tesisine taşımış olabileceğini söyledi.

Trump, “O bölgeyi muhtemelen çok yakında vuracağız. Buna karşı yapabilecekleri hiçbir şey yok” ifadelerini kullandı.

NATANZ SALDIRILARININ ARDINDAN İNŞA EDİLDİ

Kazma Dağı tesisi, İran’ın başkenti Tahran’ın yaklaşık 225 kilometre güneyinde bulunan Natanz Nükleer Tesisi’nin yakınlarında inşa ediliyor.

Yer üstü ve yeraltı bölümlerinden oluşan Natanz, yaklaşık 20 yıl önce varlığının ortaya çıkmasından bu yana uluslararası kamuoyunun yakından takip ettiği nükleer merkezlerden biri olarak biliniyor.

Tesise daha önce çeşitli sabotaj saldırıları düzenlenmiş, İsrail tarafından gerçekleştirildiği değerlendirilen saldırılardan birinde santrifüj üretim merkezi tahrip edilmişti.

İran yönetiminin, Natanz’a yönelik saldırıların ardından nükleer faaliyetlerini daha korunaklı bir alana taşımak amacıyla Kazma Dağı projesini başlattığı değerlendiriliyor.

TESİSİN DERİNLİĞİ 100 METREYİ AŞABİLİR

Yaklaşık 2,7 kilometrekarelik bir alana yayılan tesis, hava savunma sistemleri, güvenlik çitleri ve İran Devrim Muhafızları tarafından korunuyor.

Uydu görüntülerinde tesise açılan birden fazla tünel girişi görülebiliyor. Ancak Birleşmiş Milletler bünyesindeki Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın tesise girişine bugüne kadar izin verilmedi.

Bu nedenle tesiste hangi ekipmanların bulunduğu veya hangi faaliyetlerin yürütüldüğü kesin olarak bilinmiyor.

James Martin Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Araştırmaları Merkezi uzmanlarının 2023’te yaptığı değerlendirmede, tesisin yerin 80 ila 100 metre altında inşa edildiği belirtilmişti.

Kazı çalışmalarının devam etmesi nedeniyle bazı uzmanlar, tesisin daha da derine indiğini düşünüyor.

SANTRİFÜJLER YERALTINA TAŞINMIŞ OLABİLİR

Uzmanlar, inşaat alanının büyüklüğünün tesisin yalnızca santrifüj üretimi için değil, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinde de kullanılabileceğini gösterdiğini belirtiyor.

Tüp şeklindeki cihazlardan oluşan santrifüjler, uranyum gazını yüksek hızda döndürerek zenginleştiriyor. Çok sayıda santrifüjün art arda çalıştırılması ise uranyumun daha kısa sürede yüksek saflık seviyelerine çıkarılmasını sağlıyor.

İran’ın santrifüjleri Kazma Dağı’nın altına taşıması halinde, nükleer faaliyetlerin hava saldırılarına karşı önemli ölçüde korunabileceği değerlendiriliyor.

ABD’NİN EN GÜÇLÜ BOMBASI YETERLİ OLUR MU?

ABD, derin yeraltı tesislerini hedef alabilmek amacıyla GBU-57 tipi sığınak delici bomba geliştirmişti.

ABD ordusunun verdiği bilgilere göre söz konusu bomba, patlamadan önce yaklaşık 60 metre kalınlığındaki toprak veya kaya tabakasını delebiliyor.

ABD’li yetkililerin, derin tesislere karşı aynı noktaya art arda iki bomba atılması seçeneğini değerlendirdiği belirtiliyor. Ancak bu yöntemin dahi Kazma Dağı kadar derinde bulunan bir tesisi tamamen tahrip edip edemeyeceği bilinmiyor.

TRUMP: ÇOK AĞIR BİÇİMDE VURACAĞIZ

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile yaptığı görüşme sırasında konuya değinen Trump, öncelikle İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının takip edildiğini söyledi.

İran, 2025’teki saldırılar öncesinde uranyumu nükleer silah üretiminde kullanılabilecek seviyeye yakın olan yüzde 60 saflığa kadar zenginleştirmişti.

Trump, “Nükleer malzemeyi takip ediyoruz. Asıl önemli olan orası” dedi.

Kazma Dağı’nın ABD bombardıman uçakları için olası bir hedef olduğunu belirten Trump, “Normalde böyle bir şeyi söylemezdim. Buna karşı bir şey yapabileceklerini düşünseydim açıklamazdım. Ancak o bölgeyi çok yakında ve çok ağır biçimde vuracağız” ifadelerini kullandı.

İRAN’DAN MİSİLLEME UYARISI

İran yönetimi, savaş sırasında ülkenin tek nükleer enerji santralinin bulunduğu Buşehr çevresinin saldırıya uğradığını, ancak Rusya tarafından işletilen reaktörün zarar görmediğini açıklamıştı.

Tahran ayrıca ABD’nin, Darkhovin Nükleer Santrali’nin yapılmasının planlandığı alanı hedef aldığını duyurmuştu.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ise son incelemede söz konusu bölgede herhangi bir nükleer madde bulunmadığını bildirmişti.

İran, Darkhovin’e yönelik saldırıya karşı “gerekli adımları” atacağı uyarısında bulunmuştu.

Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Barakah Nükleer Santrali’nin de savaş sırasında hedef alındığı açıklanmıştı.

İRAN’IN NÜKLEER PROGRAMI YILLARDIR TARTIŞILIYOR

ABD, 2025 yılında İran’ın Fordo, İsfahan ve Natanz’daki nükleer tesislerini bombalamıştı. Üç tesiste de uranyum zenginleştirme faaliyetleri yürütülüyordu.

ABD ve İsrail, saldırıların İran’ın nükleer silah geliştirmesini engellemeyi amaçladığını savunuyor.

İran ise nükleer programının yalnızca barışçıl amaçlarla yürütüldüğünü belirtiyor.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ve Batılı ülkeler, İran’ın 2003’ten bu yana aktif bir askeri nükleer silah programı yürüttüğüne ilişkin kesin bir kanıt bulunmadığını ifade ediyor.

Buna karşın İranlı yetkililerin son yıllarda nükleer silah üretme seçeneğini daha sık gündeme getirdiği belirtiliyor.

ATOM BOMBASI ÜRETİMİ NE KADAR SÜRER?

İran’ın kullanılabilir bir nükleer silah üretebilmesi için öncelikle uranyumu yaklaşık yüzde 90 saflık seviyesine çıkarması gerekiyor.

Bunun ardından nükleer başlığın üretilmesi, küçültülmesi ve bir balistik füzeye yerleştirilmesi aşamalarının tamamlanması gerekiyor.

yok

Author: Tolga Doğan