AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Tezkereye ‘hayır’ vermekten birileri oy bekliyorsa hiçbir vatandaşımızın buna herhangi bir şekilde yöneleceğini düşünmüyorum.” dedi.

Çelik, parti genel merkezinde, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Son zamanlarda takip ettikleri bir konunun İsrail’de işgal altındaki yerleşim yerlerinde yapılan inşaatlar olduğunu belirten Çelik, İsrail Yüksek Planlama Konseyinin bu hafta Batı Şeria’daki çeşitli yerlerde 3 bin 100 yeni konutun inşasına izin verdiğini söyledi.

Bunun iki devletli çözüm perspektifini ortadan kaldıran bir yaklaşım olduğunu ifade eden Çelik, ayrıca insan haklarıyla ilgili çalışan 6 Filistin kuruluşunun bir şekilde engellendiğini aktardı.

Yanan ormanlık alanlarda yapılacak çalışma

Yangınlar sırasında kaybedilen orman alanlarının yeniden ağaçlandırılacağını söylediklerini anımsatan Çelik, ortaya atılan çeşitli iddiaların Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından güçlü şekilde reddedildiğini dile getirdi.

Çelik, konuyu yakından takip ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Kasım ayında Tarım ve Orman Bakanlığımız, Adana, Antalya, Denizli, Isparta, Mersin ve Muğla’da yanan ormanların yeniden ormanlaştırılması için bir seferberlik başlatıyor. Burada birkaç metot kullanılacak bilim adamlarının önerisine göre. İlk metot, ağaçlandırma yöntemi. Daha sonra tohum takviye yöntemi ve yine bilim adamlarının tavsiyesine göre bazı yerleri de kendi kendini tamir etmesi için kendi haline bırakma yöntemi. Bu da 11 Kasım’da, Milli Ağaçlandırma Günü biliyorsunuz, 81 ilde vatandaşlarımızla birlikte bu seferberlik kapsamında ortaya konulacak.”

Afrika ziyaretinde dünyanın en kıymetli şeyinin su olduğunu gördüklerini diyle getiren Çelik, temiz suya ulaşma probleminin, hastalık ve ölüm gibi son derece trajik sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Türkiye’de 1. Su Şurası’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşmesinin, bu bakımdan son derece önemli olduğuna işaret eden Çelik, temiz su kaynaklarının korunması, yeni temiz su kaynakları üretilmesi, atık konusunda yeni politikalar ortaya konulması, diğer su kaynaklarının israf edilmemesi için ortaya pek çok mekanizma koyulduğunu, Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum çerçevesinde de zaten bu konunun daha güçlü mekanizmalarla takip edilmeye devam edileceğini söyledi.

Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“Dışişleri Bakanlığımız da bu tip durumlarda atılacak eylem planıyla ilgili çalışmıştı”

10 büyükelçinin Osman Kavala ile ilgili açıklamasına benzer açıklamaların olmaması için ek tedbir alınıp alınmayacağına ilişkin soru üzerine Çelik, şunları söyledi:

“Bu konuyu takip edeceğiz. Dışişleri Bakanlığımız da bildiğim kadarıyla bu tip durumlarda atılacak eylem planıyla ilgili çalışmıştı. Türkiye’nin iç işlerine müdahale ya da egemenlik haklarını ihlal gibi konular olduğunda, nasıl bir mekanizmayla buna tavır konulacağı konusunda bir eylem planı ortaya konmuştur, çalışmıştır bu konuda. Ama esas olan tabi diplomatların, büyükelçilerin asli ilişkilerine yoğunlaşarak Türkiye’ye müdahale anlamına gelecek herhangi bir açıklamadan uzak durması, ülkelerin ilişkilerini geliştirmeye odaklanan gerçek diplomatik misyonlarını üretmeleridir. Ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunan, iyi diyalog kanallarının açık tutulmasını sağlayan bütün büyükelçilerin ve diplomatların çalışmalarından tabi ki memnuniyet duyarız ama diğerini de tabi ki reddediyoruz.”

Kadın cinayetleri

Kadın cinayetlerinin politize edilmesine dair değerlendirmesi sorulan Çelik, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri gibi bazı meselelerin ortak bir tavır ve irade ortaya koyulması gereken konular olduğunu söyledi.

Çelik, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Daha bu acı haber (Şebnem Şirin cinayeti) duyulur duyulmaz birilerinin hemen bunu bir politik tartışmaya dönüştürmeye çalışması, şu parti fazla yaptı, bu parti eksik yaptı gibisinden temeli olmayan bir yaklaşım üretmesi bu açıdan doğru değil. Bu, son derece insani ve canımızı yakan bir konu. Bunun kesinlikle bir politik tartışma alanı olmaması lazım, ortak bir dayanışma alanı olması lazım. Herkesin burada kimliğini, elindeki birikimi, kapasiteyi ‘bu şiddet konusuyla nasıl mücadele ederiz’ diye yoğun bir şekilde seferber ederek yaklaşması lazım. Bu çerçevede her görüş ve kesimden bileşenlerle bundan sonrasında da çalışmalar yapmaya devam edeceğiz. Birtakım yeni çalışmalar yapacağımızı da bu anlamda ifade etmek isterim.”

“Milli güvenlik konusunda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları hassastır”

Suriye ve Irak tezkerelerine ilişkin soruları da yanıtlayan Çelik, “Tezkereye ‘hayır’ vermekten birileri oy bekliyorsa hiçbir vatandaşımızın buna herhangi bir şekilde yöneleceğini düşünmüyorum. Türkiye’nin milli güvenliği konusunda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları hassastır. Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin ortaya koyduğu bu yanlış yaklaşıma karşı Cumhuriyet Halk Partisi tabanının da herhangi bir şekilde olumlu yaklaşacağını düşünmüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi tabanındaki kardeşlerimiz, vatandaşlarımız, Türkiye’nin milli güvenliği konusunda son derece hassastırlar.” diye konuştu.

CHP’nin tezkere hakkında süresi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasına dair iki eleştirisi olduğunu belirten Çelik, yabancı silahlı kuvvetler meselesinin, CHP’nin bundan önce “evet” verdikleri tezkerelerde de olduğuna işaret etti.

2014’ten bu yana her tezkerede bulunan bu hususun amacı hakkında bilgi veren Çelik, şunları kaydetti:

“DEAŞ ile mücadele açısından uluslararası bir koalisyonun parçasıyız. Dolayısıyla o koalisyon çerçevesinde, Diyarbakır’da, İncirlik’teki hava üslerinin kullanılması, İskenderun Limanı’nın kullanılması, müşterek harekat merkezlerinin kurulması gibi yine Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin onay vereceği kapsam, sınır ve süre içerisinde bu iş birlikleri yapılabiliyor. Mesela en son 25 Ekim 2021 tarihinde Birleşik Krallık güçleri ile ülkemiz beraberce DEAŞ’a karşı operasyonlar gerçekleştirmiştir. Bu madde, Türkiye’nin uluslararası terörle mücadele koalisyonunun bir parçası olması manasında ihtiyaç duyulan bir maddedir.”

“Başka ilişkiler çerçevesinde ‘hayır’ demeye karar vermişler”

Çelik, şunları söyledi:

“Cumhuriyet Halk Partisi içinde o maddenin ne manaya geleceğini bilen eski diplomat olan, orada siyaset yapan bu konuları bilebilecek kimseler de var. İki cümleyle izah edebilirler bunun ne kadar makul ve normal olduğunu. Yani bunun bilinmemesi mümkün değil. Ama bu bilinmesine rağmen başka ilişkiler çerçevesinde ‘hayır’ demeye karar vermişler. Ondan sonra da buna bahane üretmek için o maddeye sığınıyorlar. Zaten dikkat edin, Cumhuriyet Halk Partisinin bu tavrını takdir eden tezkereye ‘hayır’ vermesini takdir eden siyasetçilere bakın, bunlar sadece ‘PKK terör örgütü değildir’ diyen PKK terör örgütüne siyasi destek veren kişilerden ve kesimlerden oluşuyor. Bunun dışında Cumhuriyet Halk Partisinin bu tavrını takdir eden hiç kimse görmedik. Onlar da alenen söylüyorlar zaten doğru yapmışlar diye. Aynı anda PKK’ya destek veriyorlar. Maalesef Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi, Cumhuriyet Halk Partisini PKK’ya destek verenlerin kendilerine de destek verdiği bir duruma düşürmüştür. Bu aslında hiç olmaması gereken bir durum. Cumhuriyet Halk Partisinin öteden beri milli güvenlik konusundaki hassasiyet çizgisinde de kırılma yaratan bir durum.”

Tezkerenin süresi konusundaki eleştirilere değinen Çelik, terörle mücadele kararlılığını daha güçlü şekilde göstermek, planlamayı daha kapsamlı yapmak ve mücadeleyi daha net şekilde çerçevelemek için bu sürenin istendiğini bildirdi.

Çelik, “Cumhuriyet Halk Partisi’nde Türkiye’nin terörle mücadelesinin süresini tartışmak bir mesele haline geldiyse emin olun bu başka bir anlama gelir ve yazık olur. Türkiye’nin terörle mücadelesinin süresini tartışanlar, Türkiye’ye saldıran terör örgütlerine destek verenler, Cumhuriyet Halk Partisinin kendisini bu duruma düşürmemesi lazımdı ama maalesef yönetim o partiyi bu duruma düşürmüştür.” ifadelerini kullandı.

Çelik, konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın G-20 Zirvesi kapsamında Roma’da ve Glasgow’da önemli temasları olacağını sözlerine ekledi.

(Bitti)AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)

AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)

Haberi Kaydet



Related Posts

Bir cevap yazın