Duvarlarla dans

Son günlerde hep bir duvar konusuyla karşılaşıyorum. Aslında gökyüzü de bir duvar gibi üstümüzde. Öyle de güzel ki! İnsana ne güzel hayaller de kurduruyor, bir o kadar da hüzünlendirebiliyor. O anda ne yaşıyorsak onu biz anlamlandırıyoruz. En azından bana öyle oluyor, görmesem de gökyüzü ya da yer kabuğu, yani toprak, her dokunduğumda bir anlam yüklememe sebep oluyor.

Tekrar döneyim duvarlara… Bir süredir dans dersi alıyorum. Stüdyoda hocamız “Duvarla dans edeceksiniz, sonra duvarda dans edeceksiniz” dedi. Önce anlamsız gelse de yapmaya çalışınca oluyormuş. Duvarla da her türlü aktivite oluyor, hatta duvarlara konuşunca sizi çok güzel dinliyor bile. Hiçbir önyargı olmadan. Aklımıza ne geliyorsa duvarlardan saklayamıyoruz. Demek ki boşuna demiyorlar “Duvarların dili olsa da konuşsa” diye.

Neyse eve geldim, yine duvar konusu var (anlaşılan badanaya gidiyor bu konuşmanın sonu), hangi renk olacağı günlerce konuşuldu ve bir karar verildi. Şöyle bir soru dolandı zihnimde: Acaba kendi renklerimiz neler ve nelere göre o renkleri değiştiriyoruz? Evet, kendi renklerimi düşünürken evimin kağıt kaplama olduğu geldi aklıma. Neden kağıt kaplamıştım ki, acaba neyin üstünü örtmüştüm? Kağıdı kaldırdım, altından bir kat daha kağıt çıktı, onu çoktan unutmuşum bile. Hem duvarı hem de kendimi düşündüm ‘Acaba görmek istemediğimiz durumlara karşı içimizi de mi böyle kaplıyoruz’ diye.

Renkler, uzun tartışmalar, birbirine sormalar, boya kataloğu boyum kadar, herkesi dinliyorum… Bir türlü karar verilemiyor. Renk isimleri de tuhaf geldi, bazılarına güldüm. En çok takıldıklarımdan biri de hazan sarısı oldu. “Hazan nasıl bir şey, bilen var mı da rengini bulmuşlar” diye evdekilere sordum, “Yine başlama” dediler, sustum, ne yapayım! Sonra bana sorunca “Beyaz boyayın, içinde bütün renkler var ama görmeyi biliyorsak” dedim ev halkına. “Ben avantajlıyım, istediğim renge boyuyorum evimi her gün, gerisini siz düşünün” deyip güldüm çayımı da alıp balkona çıkarken…

Ben yine düştüm kendi derdime, ‘İçimizdeki renkler neye göre değişir’ diye. Kapladığım kağıtları düşündüm, neden kaplamıştım o kağıtları diye ve kendimce bir sıraya yerleştirdim. Kaldıracağım kağıtları ve yeniden boyayacağım duvarları. Benim renklerim belli, ya sizinkiler nasıl olurdu?

Hürriyet – Magazin Haberleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir