Moskova’daki Suriye konulu toplantı gündemi

Araştırmacı Mehmet Emin Cengiz, Moskova’da Türkiye, Rusya, Esed rejimi ve İran arasında dışişleri bakan yardımcıları düzeyinde gerçekleşen Suriye konulu toplantıya dair değerlendirmeyi, 3 soruda AA Analiz için kaleme aldı.

Toplantının amacı neydi?

Halihazırda 12 yılı geride bırakan Suriye krizinde, halkın büyük bölümü Esed rejimiyle psikolojik manada tamamen bağlarını koparmış durumda ve hiçbir şekilde rejimle uzlaşıya varmamak için direniyor. Ancak rejimin, İran ve Rusya’nın desteğiyle büyük katliamlar sonucu Suriye’de geniş toprak parçalarını Suriyeli muhalif gruplardan geri alması ve devletler düzeyinde rejimin askeri olarak muzaffer görülmesi nedeniyle dünyada Esed rejimine yönelik siyasi açılım politikası uygulanıyor. Rejim taraftarları bunu kendilerine uygulanan “bölgesel izolasyonun” bitmesi olarak okuma eğiliminde.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde Arap Baharı süreci sonrasında farklı bölgesel güçler arasında gerilimin azaldığı ve muhtelif dosyalarda uzlaşmaların olduğu bir dönem yaşanıyor. Bu süreç özellikle Joe Biden’ın Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) iktidara gelmesinden sonra ivme kazandı. Esed rejimi de bu cari bölgesel atmosferden ziyadesiyle yararlanmaya çabalıyor. Bu sürecin bir getirisi olarak pek çok Arap ülkesi Esed rejimiyle diplomatik kanalları açma ve rejimi Arap Birliğine geri döndürme eğiliminde. Esed rejiminin Arap Birliğine dönmesine uzunca bir süre ayak direyen Suudi Arabistan bile son dönemde bu tavrını yumuşatmışa benziyor. 6 Şubat’ta yaşanan deprem felaketinin ardından ekonomik darboğazda da olan rejim bir nevi deprem diplomasisi izleyerek kendisine yönelik olumsuz tutumda bulunan ülkelerle ilişki kurmaya çalışıyor. Türkiye de bölgedeki gelişmelere bigane kalmayarak Esed rejimiyle hem ülkedeki Suriyeli sığınmacılarla hem de sınır güvenliğiyle ilgili konuları görüşmek amacıyla diplomatik kanalların işletilmesine soğuk bakmıyor.

Toplantının gündemi neydi?

Bilhassa ülkede seçim sürecine girilen bir dönemde Türkiye, iç siyasette önemli yeri olan ve muhalefetin de sert bir dille eleştirdiği Suriyeli sığınmacı sorununa çözüm arıyor. Moskova’daki toplantıda sığınmacıların dönüşü, sınır güvenliği ve terör örgütü PYD/YPG’ye yönelik ortak mücadele gibi konuların ele alınmış olması kuvvetle muhtemel.

Moskova’daki görüşmelerden medyaya yansıyan çok detaylı bir bilgi mevcut değil. Türkiye ve Esed rejimi, kapalı kapılar ardında yürüyecek uzun ve zorlu bir sürecin ilk aşamalarını yaşıyor. Şunu da unutmayalım ki taraflar masaya Rusya’nın arabuluculuğuyla oturuyor. Daha önce de tarafların toplanması ve müzakerelerde bulunması öngörülmüştü. Hatta ocak ayı gibi dışişleri bakanları seviyesinde bir görüşme olacağı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu tarafından belirtilmişti. Ancak, hem Türkiye ve Suriye’yi vuran deprem felaketi hem de Esed rejiminin çeşitli ön koşullar öne sürmesi süreci sekteye uğrattı. En son mart ayının ortasında tarafların toplanması beklenirken rejimin Türkiye’yle görüşmek için Türk askerlerinin Suriye’den çekilmesini ve Ankara’nın muhalif güçlere verdiği desteği kesmesini ön şart olarak belirtmesi nedeniyle görüşmeler akamete uğradı. Sınır güvenliği bakımından Türkiye’nin askerlerini yakın vadede Suriye’den çekmesi ise pek olası görünmüyor.

Bu toplantı sonrasında Suriye meselesinin geleceğine dair neler söylenebilir?

2011 yılından bu yana Suriye’de yaşanan yıkım ve Suriye kaynaklı sorunlar nedeniyle Türkiye’nin ödemek zorunda kaldığı bedeller oldu. Güncel durumda Türkiye ve Esed rejimi arasında ciddi bir güven sorunu olduğu su götürmez bir gerçek. Dolayısıyla yakın vadede Suriye krizinin çözümü için bu görüşmelerden olumlu bir sonuç çıkması bir hayli zor. Hem güven bunalımının aşılması hem de bazı ortak noktalarda buluşulması uzun ve sancılı bir süreç gerektiriyor.

Esed rejiminin ise Türkiye’de seçim sürecinin nihayete ermesini beklediği söylenebilir. Zira Beşşar Esed, Türk askerlerinin Suriye’den çekilmesi gibi taleplerinin kabul edilmeyeceğini öngördüğü için seçim öncesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la bir resim vermekten imtina ediyor. Bununla birlikte iki tarafın da müzakerelerde karşılıklı çıkarları bulunuyor. Kısa vadede bir çözüme ulaşılamasa da sürecin uzun vadede iki tarafın istihbarat ve savunma konularından sorumlu kadrolarının yapacağı toplantılar üzerinden bir kıvama getirilmeye çalışılacağı ve dışişleri bakanları seviyesinde bir görüşmenin gerçekleşmesi için çaba sarf edileceği söylenebilir.

[Mehmet Emin Cengiz, Al Sharq Strategic Research’de Araştırmacı]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Bir yanıt yazın