DÜNYADAKİ KULLANILABİLİR SU VARLIĞI, BİR BARDAKTAKİ BİR DAMLA SEVİYESİNDE

‘DÜNYADAKİ KULLANILABİLİR SU VARLIĞI, BİR BARDAKTAKİ BİR DAMLA SEVİYESİNDE’

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın ardından kürsüye çıkan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da konuşma yaptı. Bakan Yumaklı, suyun önemini ifade ederek, “Gelişen sanayimizle birlikte elbette sadece endüstriyel değil, tarımsal ve kentsel su ihtiyacımız da artmakta. Konu su olunca sadece bir bölümüyle değil, bütünüyle bakmak ve değerlendirmek durumundayız. Dünyayı şekillendiren en önemli madde nedir diye sorulsa hiç şüphesiz su denir. Artık tüm alan ve sektörlerde stratejik olarak da önemli girdilerden bir tanesi. Ülkeler için zengin su kaynaklarına sahip olmak politik, sosyal ve ekonomik güç de demek aynı zamanda. Büyüyen ekonomi ve artan üretimimizle birlikte sanayide su ihtiyacımız da artmakta. Ürün hazırlığından, ürünün temizlik aşamasına kadar üretim proseslerinin tamamında suya ihtiyacımız son derece yüksek. Dünyanın 4’te 3’ünün sularla kaplı olduğunu bunun yüzde 97,5’inin de tuzlu sulardan oluştuğunu düşünürsek su anlamında bir problemimiz olmadığını söyleyebiliriz. Ancak küresel su varlıklarının sadece yüzde 2,5’i teorik olarak tatlı sulardan oluşmakta. Ancak bunun kullanılabilir olanı sadece 3’te 1’i. Daha çarpıcı bir ifadeyle, dünyadaki kullanılabilir su varlığı bir bardak içerisindeki bir damla seviyesinde. Her alanda doğrudan etkilerini hissettiğimiz bir iklim değişikliği var. Akdeniz havzası ülkelerinden birisiyiz ve iklim değişikliğinden kuzeydeki ülkeleri düşünecek olursak çok daha hızlı şekilde etkilenecek ülkelerden birisiyiz. Geride bıraktığımız dönemde iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması, direncimiz ve uyum kabiliyetimizin artırılması için çok değerli çalışmalar yapıldı. Ulusal katkı beyanımız hazırlandı. Azaltım ve uyum başlıkları altında iklim değişikliği ile mücadele hedefleri belirlendi. Ancak bu değerli çalışmaların hayata geçirilmesi son derece önemli. Çünkü sadece yazılı metinlerde kalması bizim için bir şey ifade etmiyor. Dolayısıyla su kaynaklarımızın gelecek için daha fazla öneme haiz olduğunun altını bir kez daha çizmek istiyorum” dedi.

‘NÜFUSUMUZ YÜZDE 10 ARTTI, SU VARLIĞIMIZ YÜZDE 20 DÜŞTÜ’

Türkiye’nin su stresi altındaki ülkeler arasında olduğunu belirten Bakan Yumaklı, “Sadece 6 yıl içerisinde nüfusumuz yüzde 10 artarken su varlığımızda yüzde 20’lik bir düşüşü öngörüyoruz. Her alanda nüfusumuzun artışı ile birlikte su ihtiyacımız da artacak. Uluslararası su endeksi var. 1700 metreküplük teorik olarak kullanabileceğiniz suyun üzerinde ise bir ülke su zengini. 1700 ile 1000 metreküp arasındaysanız ülke olarak su stresi altındasınız ki Türkiye öyle. 1000 metreküpün altındaysanız su fakiriniz. 1000 metreküpe yakın olmak da var. 1700’e yakın olmak da var. Biz 1313 metreküpteyiz. Eğer bütün teorik çalışmalarımızı planlamalarımızı, strateji belgelerimizi, eylemlerimizi belirledikten sonra bunları hayata koymazsak çok yakında bu 1000 metreküpün altına düşmemiz son derece mümkün. İklim değişikliğine uyum kabiliyetimizin artırılması adına bu yüzde su verimliliğimizin son derece önemli olduğunu, su verimliliğinin gereklerinin yerine getirilmesinin kaçınılmaz olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

‘?SUDA SIFIR KAYIP İLKESİYLE SEFERBERLİĞİ HEP BİRLİKTE YÜRÜTMEYE DAVET EDİYORUM’

Bakan Yumaklı, Türkiye’nin tarım ülkesi olarak başlayan yolculuğunu, sanayi ülkesi olarak sürdürdüğünü belirterek, şunları söyledi:

“Tarım ülkesi olarak başlayan Türkiye’de, Cumhuriyetin 100’üncü yılında sanayi ülkesi olma özelliğini kazanan bu güzide memleketimizde, bunların güçlendirilerek devam etmesi adına, elbette sağlık, çevre, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirliğe dikkat edeceğiz. Ne yaptık son 21 yılda? Su ve sulama alanında 2024 yılı fiyatları ile 2,4 trilyon liralık kaynak aktararak 10 binden fazla proje yapıldı. ‘Mavi Vatan’ımızı koruma ve geliştirme adına 1744 adet baraj ve gölet yapıldı. İçme suyu ihtiyaçlarını karşılamak üzere içme suyu tesisleri yapıldı. Taşkın ve özellikle atık su arıtma tesisleri ve yer altı barajları, ki şu anda bunların testleri veya en azından belli oranda bir seviyeye gelmiş olduğunu görmekten son derece mutluyuz. Bakanlık olarak tarımsal sulamada su kaynağından bitkiye kadar suyu götürme adına çok büyük desteklerimiz var. Türkiye’ye kazandırılan bu eserler hepimiz için geleceğe dair birer yatırım. Hizmete alınan bu eserlerle ülkemizde sanayide suyun kesintisiz devamını istiyoruz. Bizler Bakanlık olarak 16 milyon dekar alana sahip 6 bin 418 sulak alanımıza gözümüz gibi bakıyoruz. Üretimle tüketim arasında dengeyi korumak ve kullanmak konusunda mükellefiz. Sanayicilerimizi, belediyelerimizi, üreticilerimizi sivil toplum kuruluşlarımızı, yani hiç kimseyi geride bırakmadan bütün paydaşlarımızın katkısıyla su verimliliği seferberliğini hep birlikte uygulayacağız inşallah. Suda sıfır kayıp ilkesiyle seferberliği hep birlikte yürütmeye davet ediyorum.”

Konuşmaların ardından Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı arasında ‘Su Verimliliği Protokolü’ imzalandı.

Bir yanıt yazın

xxx