22 Mayıs 2026 tarihinde, Malatya’nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki deprem, bölgedeki halkta bir panik yarattı. AFAD tarafından yapılan açıklamalara göre, depremin derinliği 7.03 km olarak ölçüldü ve Malatya’nın yanı sıra Kahramanmaraş, Diyarbakır gibi çevre illerde de hissedildi. Bu sarsıntının ardından Malatya’da, saat 10.21’de 3.6 büyüklüğünde bir başka deprem daha kaydedildi ve bu depremin derinliği ise 12.1 km olarak belirlendi.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, bu depremlerle ilgili önemli bir açıklama yaparak, bölgedeki gerilme alanlarının incelenmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, 2023 yılı içinde Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Ekinözü ilçelerinde meydana gelen depremlerin ardından bölgenin deprem potansiyelinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, yaptığı açıklamada, “20 Mayıs 2026 Malatya Depremi, 24 Ocak 2020 Sivrice (Elazığ) Depremi ile 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri arasındaki yoğun sismik aktivitenin devam ettiğini gösteriyor. Bu durum, Doğu Anadolu Fay Zonu ve bağlantılı çevre fay sistemleri üzerinde gerilme alanı değişimlerinin sürdüğünü ortaya koymaktadır. Bölgedeki bazı aktif fayların, dikkatli bir şekilde izlenmesi gerektiği bir kez daha anlaşılmıştır” dedi.
Ayrıca, Doğu Anadolu Fay Zonu’nun Hazar Gölü ile Hatay arasında olan kesiminde meydana gelen depremlerle birlikte, bölgedeki komşu fay sistemlerinde gerilme değişiklikleri gözlemlendiği ve bunun, sismotektonik duyarlılığı artırdığı belirtildi. Ölü Deniz Fay Zonu’nun Türkiye sınırları içindeki segmentleriyle birlikte, Malatya Fayı, Kale Fayı ve Güneydoğu Anadolu Bindirme Zonu’nun kritik faylarının izlenmesi gerektiği vurgulandı.
Jeoloji Mühendisleri Odası, aktif fay sistemlerinin bilimsel yöntemler kullanılarak izlenmesi gerektiğini ifade ederek, yerbilimsel verilerin kamu yararı doğrultusunda değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Ülkede afet risklerinin azaltılması adına, temel jeoloji haritalarının güncellenmesi, Türkiye Diri Fay Haritası’nın kamuoyuna sunulması ve Türkiye Deprem Tehlike Haritası ile Bina Deprem Yönetmeliği’nin gözden geçirilmesi gerektiği belirtildi.
Son olarak, Jeoloji Mühendisleri Odası, TBMM’nin bir an önce ‘Afet Risk Azaltma Kanunu’ çıkararak, bu konuda gerekli adımları atmasını talep etti. Bu tür yasaların, ülkemizdeki afet risklerini azaltmak için hayati önem taşıdığı ifade edildi.