Morgan Stanley, küresel finans piyasalarında artan enflasyon kaygıları ve uzun vadeli faiz oranlarındaki yükselişin, Cuma günü S&P 500 endeksinin tarihi zirvesinden düşmesine neden olduğunu bildirdi. Bu durum, piyasalarda bir düşüş eğiliminin süreceğine dair işaretler veriyor. Morgan Stanley’in strateji ekibi, Mike Wilson liderliğinde, tahvil piyasasındaki dalgalanmaların hisse senedi piyasasındaki yükselişi olumsuz etkileyebileceğini vurguladı.
Analistler, tahvil faizlerinin yüksek kalmasının hisse senedi değerlemeleri üzerinde baskı yaratabileceğine dikkat çekiyor. Rapor, uzun vadeli tahvil faizlerinin artmaya devam etmesi durumunda, borsalarda Mart’taki dip seviyelerden bu yana en büyük kar satış dalgasının yaşanabileceğini öngörüyor. Yatırımcıların kalıcı enflasyon senaryolarını dikkate almaya başlaması, tahvil getirilerini yukarı iterek risk iştahını olumsuz etkiliyor.
Kısa vadeli düzeltme uyarılarına rağmen, Morgan Stanley yapısal olarak “boğa” görüşünü sürdürmeye devam ediyor. Geçen hafta, S&P 500 için 12 aylık hedefini 8,300 puana yükselten banka, bu iyimser hedefin son 20 yılın en güçlü kurumsal kâr büyümesi beklentisine dayandığını belirtti. Wilson, yatırımcıların en çok yanıldığı noktanın kâr artışını sadece yapay zeka (AI) şirketleriyle sınırlı görmeleri olduğunu ifade etti. Kâr büyümesinin, düşündüğünden çok daha geniş bir sektörel dağılım gösterdiğini vurguladı.
Stratejist Mike Wilson, genel kâr toparlanmasının hız kazandığını ancak piyasa katılımcılarının henüz bu değişim için uygun pozisyon alamadığını belirtti. Teknoloji monopolünden çıkıp tüm sektöre yayılacak ralli için iki önemli faktör öne çıkıyor: Enerji maliyetlerindeki düşüş ve tahvil faizlerindeki gevşeme ile kurumsal borçlanma maliyetlerinin rahatlaması.