Sedef Güler’in ölümüyle ilgili dava, 2024 yılının Haziran ayında Büyükçekmece’de denizde cansız bedeni halıya sarılı ve elleri ile ayakları bağlanmış halde bulunan 24 yaşındaki genç kadının davasında yeni bir aşamaya geçildi. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirilen duruşmada, Cumhuriyet savcısı esasa ilişkin mütalaasını sundu.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEMİ
Savcı, sanıklar Fırat Baykara ve Yavuz Güngör için “beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki bir kadına karşı kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Mahkeme, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmederek, kararın açıklanacağı duruşmayı 11 Mayıs’a erteledi. Ayrıca, firari sanık Yiğit Hüseyin Ayvalık için yakalama kararının devam etmesi istendi.
SANIKLARDAN ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR
Duruşmada ifade veren sanıklardan Fırat Baykara, suçlamaları reddederek, olayla ilgisi olmadığını ve Sedef Güler’i tanımadığını belirtti. “Ben bir şey yapmadım. Ölümüyle ilgim yok. Olay yerine gittiğimde zaten ölmüştü. Beraatimi talep ediyorum” dedi. Diğer sanık Yavuz Güngör ise, “Kadın uyuşturucu kullandı ve bu nedenle öldü. Ben bir şey yapmadım. Cezaevine girmekten korktuğum için böyle davrandım. Saçına dahi zarar vermedim” şeklinde ifade verdi.
ANNE GÜLÜZAR SEZER’DEN SERT TEPKİ
Duruşma sonrasında basın mensuplarına açıklamada bulunan anne Gülüzar Sezer, sanıkların beyanlarına sert bir şekilde karşı çıktı. Kızının uyuşturucu bağımlısı olmadığını ifade eden Sezer, “Bizim çocuklarımızı katledip, bunu savunmak pişkinliktir. Benim çocuğum ne uyuşturucu bağımlısıydı ne de hayat kadınıydı. Onların geçmişi incelensin. Benim kızımın sabıkası yokken, onların çok sayıda suç dosyası var. Yargıya ve adalete olan güvenimi kaybettim, bu güvenin yeniden sağlanmasını istiyorum. O delikten çıkmalarını kabul etmiyorum, adaletin yerini bulmasını talep ediyorum” dedi. (DHA)